Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Video Oyunlarının Sağlık Hizmetlerine Yardımı Mümkün mü?

Video Oyunlarının Sağlık Hizmetlerine Yardımı Mümkün mü?
Buğrahan Ceylan

Video oyunlarının günümüzde ne kadar büyük bir tutku ve eğlence kaynağı olduğu aşikar. Hatta öyle başarılı oyunlar var ki dünya çapında milyonlarca oyuncusu ve fanı mevcut. İnternet teknolojileri geliştikçe tabii ki bu oyunların yapıları ve oynayış şekilleri de çeşitlenmekte. Dev oyun şirketlerinin, başarılı içerik ve pazarlama stratejileri sayesinde, satışa çıktıkları ilk gün, sabahın ilk ışıkları eşliğinde uzun kuyruklar halinde insanların sıraya girdiklerini medyadan takip edebiliyoruz.

Özellikle MMORPG oyunları dediğimiz, belli senaryolar üzerinde karakterlerin geliştirildiği devasa online oyunlar dünyada oldukça popüler. Büyük kitlelerin, günde 15 saate varan oyun oynama süreleri göz önünde bulundurulduğu zaman akla bazı sorular geliyor; acaba bu oyunların zararları nelerdir? Bu yazımızın konusu tam olarak online oyunların, bireylerin ve kitlelerin üzerindeki fiziksel ve psikolojik etkilerinden bahsetmek olmayacak aslında. Hatta tam tersine, bazı bilgisayar oyunlarının sağlık hizmetlerinde nasıl kullanılabileceğini göreceğiz.

Disleksi hastalığına sahip özellikle 10-15 yaş arası çocuklarda görülen okuma becerisi zorluğu belki de video oyunları sayesinde çok daha kolay bir şekilde üstesinden gelinebilecek bir durum haline gelebilir.  İtalya’da bulunan Padua Üniversitesinin yayınladığı bir raporda, bazı aksiyon oyunlarının çocukların okuma hızlarını arttırma becerisinde etkili oldukları bildiriliyor. 12 saat boyunca Rayman Raving Rabbids oyunu oynayan bir çocuğun okuma hızında belirgin bir artış olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca dikkat problemi yaşayan çocuklar için de yararlı olduğu gözlemlenmiştir. Odaklanma ve farkındalığın, video oyunlarının kişiye katabildiği gelişimlerin içerisinde olduğu tartışılıyor. Özellikle temposu yüksek oyunlarda, pek çok gelişme bir an içerisinde geliştiği için, dikkat ve odaklanma oldukça önemli hale geliyor.

Vücut üzerinde oluşan çok sayıda yanık durumunda pek çok insan, teninde yanma ve acı hissi yüzünden herhangi bir işe odaklanamadıklarından şikâyet etmektedir. Acı hissiyatını hafifletmek amacıyla, Washington Üniversitesi SnowWorld isimli bir oyun geliştirdi. Oyun içerisinde arktik bir ortamda penguen ve mamutlara kartopu atan küçük oyuncular, arka planda belirli müzikleri dinleyerek acıya olan algılarını hafifletebiliyorlar.

Otistik insanlar çoğunlukla duyguların tarifi konusunda zorluk çekmektedirler. Bu zorlukta onların sosyal hayatta problem yaşamalarına sebep olmaktadır. Penn State Nörobilim dalı araştırmacısı olan Elisabeth Whyte, video oyunları sayesinde otizm hastalığı olan çocukların, kişilerle iletişim kurma becerilerini geliştirebileceğine inanıyor. Hırslı bir oyuncu ve dünyaca ünlü online oyun World of Warcraft’ın bilinen en ünlü blog sitelerinden birinin yaratıcısı olan Elisabeth, oyunların içerisinde ödül sisteminin yanında iyi kurgulanmış bir hikayenin de olması gerektiğini söylüyor. Bu şekilde oyuncular ilgi ve odaklanma kabiliyetlerini arttırabilecekler. Tüm bu gelişmeleri düşünerek otistik çocuklar için bir oyun geliştiren Elisabeth, duygu gelişimini ve ilgi odağı mekanizmalarını canlı tutmayı amaçlıyor.

İlaç şirketleri de genellikle tüketicileriyle olan ilişkilerinde çok aktif olmayabiliyorlar. Boehringer Ingelheim ise bu endüstriyi daha fazla tanıtmak amacıyla farklı bir yol izledi. Syrum adında bir Facebook oyunu programlayan şirket, tüketicilerine farklı bir yolla ulaşmayı amaçlıyor. Oyunun amacı bir araştırma laboratuvarı içerisinde belli görevleri yerine getirerek ilaç üretmenizi hedefliyor. Beta aşamasında olan oyun çok yakın zamanda sosyal medyada kendi kitlesini yaratacaktır.

Bu gibi oyunların kişilerin karakter gelişimlerine ve sosyal etkileşim oranlarına etki örneklerini çoğaltmak mümkün. Tabii aynı zamanda özellikle MMORPG tarzı oyunların bir çeşit bağımlılık ve asosyal hayat tarzı yarattığını söylemek de doğru olabilir. Genel olarak sadece oyunların, değil internetin nasıl ve ne şekilde kullanıldığı bu tür araştırmaların kilit noktası oluyor.

Submit a Comment