Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yeni Nesil “Patch Adams”

Yeni Nesil “Patch Adams”
Buğrahan Ceylan

Telefon titrer ve genç kız ekranına bakar; gelen mesaj doktorundandır: “Yeni tedavi etkili oldu mu? Bu sabah daha iyisindir umarım.”

Bir başka genç hasta o sırada tabletinden bir mesaj yazmaktadır; “ Bugün daha iyiyim çok teşekkürler.” Doktor ise hemen cevaplar: “Karar verdiğimiz şekilde kullanmaya dikkat et, bir gelişme olursa beni haberdar edebilir misin? Böylece süreci kontrol edebilirim.”

Üniversite giriş sınavının yapılacağı gün ise bir başka hasta gelen mesajı okur: “ Mide ağrını kafana takmamaya çalış. Konsantre ol ve sakinleş. Vücudun oldukça sağlıklı ve iyi durumda. Başarılar.”

Eğer Patch Adams filmini izlediyseniz, yazıyı okurken kesinlikle o harika filmi hatırlayacaksınızdır. Patch Adams’ın amacı ‘hayata renk katarak’ mizah yoluyla hastalarla iletişim kurabilmekti.

Dr. Burgert, Kansas City’de yaşayan bir pediyatristtir ve sürekli hastalarını arayarak kontrol yapmaktadır. Dr. Burgert, sağlık kontrolleri için sosyal medyayı kullanan küçük bir sağlık uzmanı grubunun  içinde bulunuyor. Pek çok genç hasta Dr. Burgert’in blog yazılarını takip ediyor, Twitter’da ondan bahsediyor ve Facebook’ta paylaşımda bulunuyor. Aynı şekilde Dr. Burgert da, az da olsa birkaç hastasının profilini takip etmekte.

Kontroller sırasında Dr. Burgert, genç hastalarına hiçbir şekilde sağlık broşürü dağıtmıyor ya da uzun konuşmalarla zamanlarını almıyor. Onun yöntemi; sağlıklı bir yaşam için gereken bilgileri, hiperlink ve QR kodlar aracılığıyla genç hastalara yönelik paylaşımlarda bulunmak. Genç hastalar doktorlarının blogunu ya da Facebook duvarını takip ederek, cep telefonları ile paylaşımları inceliyor ve konuyla ilgili yorumlarda bulunuyorlar.

Belirlenen saatlerde Dr. Burgert, hastalarına ayrı ayrı vakit ayırıyor ve hangi rahatsızlıklarının olduğunu soruyor. En çok karşısına çıkan rahatsızlıklardan bir tanesi ise sınav stresi yüzünden ortaya çıkan mide rahatsızlıkları. Tüm bu süreç çoğu zaman sosyal medya üzerinden işliyor ve hastalarını klasik yöntemlere boğmaktansa, konuyla ilgili uygun sitelere yönlendiren linkler gönderiyor.

Dr. Burgert: “Böyle bir yöntemi olabildiğince uygulamaya çalışıyorum çünkü bu günlerde tüm gençlerin yaşama amaçları bu gibi gözüküyor. Özellikle cep telefonlarından ulaşabilecekleri formatta bilgiler göndermeye çalışıyorum.” Tabii ki tüm bu alışılmışın dışında olan yöntem, ailelerden izin alındıktan sonra yapılıyor.

Sağlık sektörü, Facebook sayfalarını artık olabildiğince kendi web siteleriyle bir arada kullanmaya ve duyurmaya özen gösteriyor.  Sosyal medyanın imkânlarını kullanarak pek çok klinik ve kuruluş, özellikle genç hastaların kendilerini tercih etmesini hedefliyor. Çünkü genç hastaların (eğer ciddi bir rahatsızlıkları yoksa) doktor ziyaret oranları oldukça düşük olabilir ve bu nadir ziyaretlerin de sebebi çoğunlukla ya sürüş belgesi alırken ya da spor takımlarına giriş amacıyla muayene raporu almak için oluyor.

Kansas’ta yaşayan 16 yaşındaki Marie: “Bu şekilde kendimi doktoruma daha yakın hissediyorum. Bir tweet atarak ona ulaşabiliyor olmam çok daha hoş ve direkt bir yol.”

Tabii sosyal medyanın bu şekilde kullanımı bazı soruları da beraberinde getiriyor.  Gizlilik ve güvenlik ilkesi dahilinde bazı kısıtlamalar söz konusu ve örneğin bu mecralarda hastaların bilgilerinin kolayca açığa çıkabilme ihtimalleri mevcut. Ayrıca hastalara ayrılan saat, içerik ve beklentiler de tartışma konusu. Amerika’da bulunan pek çok klinik, doktorlarını hastalarıyla bu şekilde bir iletişim kurmayı yasaklıyor.

Dr. Burgert  sosyal medya ile hastalarıyla iletişim kurma ve kontrol süreçlerini tam 3 yıldır yapmakta.

“Önemli olan hastaların sağlıklı ve doğru kararlar verebilmesini sağlamak. Bunun hangi  yolla ya da araçla yapıldığının benim için pek bir önemi yok. Eğer bir işi gerçekten başarmaya hevesli olursanız başarabilme şansınız daha da artacaktır. Gerekli olan tek şey, başarıya ulaşma yolunda riskleri göze alabilmek.”

 

 

 

 

Submit a Comment